ÇOK BOYUTLU TERAPİ

Çok boyutlu terapi Arnold A. Lazarus tarafından 1977 yılında geliştirilmiş, 40 yıllık klinik tecrübelerle desteklenen, “Çok Boyutlu Terapi Enstitüsü” adı altında bir çok eyalette okulu olan bir sistemler bütünüdür.

Sistemler bütünü diyoruz çünkü çok boyutlu terapi her danışanı bireysel olarak değerlendirerek sistemleştiren ve kapsamlı bir plan sağlayan bir yaklaşımdır. Bir çok terapist belli problemlerin üstesinden gelebilmek için tek modlu, çift modlu veya üç modlu yaklaşımları benimsemekte ve tedavilerini bu yönelimlerle uygulamaktadır. Çok boyutlu terapi bu bireysel ve bütüncül yaklaşımlardan farklı olarak otuz altıdan fazla özgün sürecin, tedavi yöntem ve araçlarının bütünüdür. Çok boyutlu terapi şunu sorar; bu birey için en iyisi kimdir veya nedir? Buradaki temel yaklaşım kişisel veya bireyseldir, danışanın dilinden konuşmaktır. Çok boyutlu terapinin amacı, psikolojik olarak çekilen acıyı azaltmak ve kişisel gelişimi mümkün olduğu kadar hızlı ve mümkün olduğu kadar kalıcı bir şekilde desteklemektir. Çok boyutlu terapi süreci eşitlik prensibiyle işler. Terapist üst katmanda, danışanı yöneten veya yönlendiren değildir. Dışanın statüsü veya sosyal rolü de terapide hiçbir öneme sahip değildir. Üstün insan yoktur. Devlet başkanı, dini lider, büyük şirket yöneticileri, ünlü aktörler, sporcular, doktorlar, avukatlar veya öğretmenler bir birinden üstün değildir. Hepsi terapi odasında eşittir. Çok boyutlu terapi insanı sadece belli davranışlar sergileyen, sadece düşünen veya sadece duygularını ortaya koyan biri olarak görmez. İnsanı, biyokimyasal – nörofizyolojik bir varlık olarak görür. İnsanın kişiliği, devam eden davranışı, duygulanım süreçleri, duyuları, hayaller, bilişleri, kişiler arası ilişkileri ve biyolojik fonksiyonları vardır. Çok boyutlu terapi insanı bu yedi boyutta bir bütün olarak görür, ona göre değerlendirir ve her boyuttaki eksikliğini destekler. Bu boyutların her birinin ilk harflerinin kısaltmasıyla “insan kişiliğini” temsil eden temel kimlik anlamına gelen BASIC ID kavramını kullanır. (“Behaviour – Davranış”, “Affective – Duygulanım”, “Sense – Duyu”, “İmage – Hayal”, “Cognitive – Biliş”, “Interpersonel – Kişiler arası ilişkiler”, “Drug – İlaç” (Biyolojik)) Çok boyutlu terapi bir boyuttaki belli problemlerle ve o problemli boyutun diğer boyutlarla olan etkileşimiyle ilgilenir. Yani bilişsel bir boyutta bir problem varsa bu problem kişinin davranışını, duyu ve hayallerini, kişiler arası ilişkilerini ve biyolojik durumunu etkiler. Bu nedenle kişiyi sadece bilişle değil tüm boyutlarıyla değerlendirmek gerekir. Örneğin “Bay Smith hastalık hastasıdır ve başı ağrıdığı zaman endişelenir” bu durumu çok boyutlu olarak şöyle detaylandırabiliriz. Bay Smith başı ağrıdığı zamam sessiz ve çekingen hale gelir (davranış). Kendisini kaygılı hissetmeye başlar (duygulanım). Acıyı “içerdeki bir çekicin çivileri kafasına çakması” gibi deneyimler (duyu). Kendisinin beyin tümöründen öldüğünü hayal eder (hayal). Doktorların sağlığıyla ilgili bir şeyleri gözden kaçırdığını düşünür (biliş). Aşırı kaygılı konuşurken karısı bay Smith’in gözünün içine bakar (kişiler arası). Sürekli ağrı kesicilere başvurur (biyolojik).

ÇOK BOYUTLU TERAPİ_inegöl_psikolog_yusuf_kavun